ÇOCUKLARIMIZ İÇİN

Küme içinde ün salmıştı ödünsüzlüğüyle. Seçkinciydi, zor beğenenlerden,
kılı kırk yaranlardandı. Karşılarına çıkan her şeyden kişisel yarar
sağlamayı yaşam biçimi edinmişlerin bıkmaksızın eleştirdiği biriydi.
İlkeli ve kararlı davrandığı oranda, çevresindekilerin değersizlik duyguları
daha da artagelmiş, ona karşı oluşan tepkiler daha da yoğunlaşmıştı.
Onca eleştiriye karşın bir türlü onu ağız dalaşlarına, öfkelenmelere,
küskünlüklere yöneltemeyenler, kınayıcı, dahası aşağılayıcı tepkilere
kapılır olmuşlardı. Ne var ki, hiçbirini de umursamıyor, gülüp geçiyordu
işte.
Yaşı ilerledikçe, kimileyin beşer, onar, kimileyin teker teker ölüp
gittiklerine tanık oldu o kendini eleştirenlerin. Yapışkanlı kağıtlarda,
zehirli sıvılarla dolu tabaklarda, doyunmak için girdikleri kapalı
uzamlara sıkılan gazlardan ötürü pisi pisine can vermişti birçoğu. Tüm bu
olan bitenlere karşın, hiçbiri, diri kalabilmek için gerekli olan
öğretiyi edinemiyor, yitip gidiyordu onlarcası her hafta. Değil salt kendi
yaşıtları, ardılı olan beş kuşağın tüm bireyleri de çürüyüp darmadağın
olmuşlardı çoktan. Hızla ve bolca üreyip durmasalar, türleri bütün bütün
tarihe karışacaktı.
...

sayfa 1