ÇOCUKLARIMIZ İÇİN

...
"Benim de ilk ilişkim bu ve her şey olağanüstüydü; ama benim daha
güvenceli yerlerde, daha bol ve kolayca beslenmem gerekecek bu evrede.
Onlarca yavru sineğin geleceğini tehlikeye sokmamız biraz bencillik olmaz
mı?"
"Yeğleyişlerimde haklı olduğumu daha biraz önce biraz önce söyleyen sen
değil miydin?"
"Yine söylerim; kendi açından haklısın sen. Ne var ki, türün sürmesini
sağlamak söz konusu olunca, haklılığın benimsenemez."
Erkek sinek öfkelenmediyse de bir yerlerinde bir şeylerin şangır mangır
kırıldığını, parçalandığını duymaktaydı. Dişinin içinden çıkabilmek
için kendini zorladı ama beceremedi. Erkeğin deviniş gerekçesini
duyumsayan dişi sinek, "Hiç değilse sabaha değin içimde olman gerekiyor." dedi
ve ekledi: "Çocuklarımızın sağlığı açısından."
Ne yapacağını şaşırdı erkek. Hayır, artık sevmiyordu onu; ne var ki,
alıp başını gitmesi de olanaksızdı. Yaban sıklameninin yaprakları
arasından yavaş yavaş yukarılara doğru tırmanmaya başlayan dişi sinek, erkeğin
umarsızlığından yararlanmaya ve kapalı bir uzamda onunla birlikte
sabahlamaya kararlıydı; "Haydi," dedi; "... inat etme artık." Devinimlerine
yardımcı olmayan erkeği sırtında taşımaktan ötürü duyduğu yorgunluğu
sezdirmemeye çabalıyordu. Çiçeğin tam ucuna ulaştıkları anda, kanatlarını
olağanın birkaç kat fazlası hızla çırpmak zorunda kaldı. Erkek,
havalanmalarından kısa bir süre sonra, istemeksizin de olsa kanat uydurdu en
yakınlarındaki ışıklardan yana yönelmiş eşine. Dışarı çıkmakta olan bir
kadının açık bıraktığı kapıdan içeri doğru süzülürlerken, tüm duyu
organlarının neredeyse köreldiğini, kendini bildi bileli süregelmiş
esenliğinin çok gerilerde kaldığını duyumsadı.
...

sayfa 6