TELEFON TELLERİ

Masanın üstündeki küçük karton kutuyu kadının önüne doğru sürdü adam. Kadın, acemice bağlanmış ipi coşkuyla çözdü.
Bağlı olduğu sürece, kutu kenarlarına ve düğüme denk gelen bölümleri acımış durmuştu ipin. Özgürlüğünü sağlayan kadına kocaman bir öpücük gönderdi. Ne adam duydu şapırtısını öpücüğün, ne de kadın o sesin çıktığı dudaklardaki devinimi yakalayabildi. Gerçi kocaman olmaya kocamandı, ama yine de ancak o incecik ipin dudaklarıyla orantılı bir kocamanlıktı öpücüğünki. Umduğu olumlu tepkiyle karşılaşamayınca, bir süre süklüm püklüm dolaştı kutunun çevresinde. Sonra birden, karşı masanın altında pinekleyen kısa tüylü tekir bir kedinin yanağına yöneldi.
Kadının tüm yüzüne yayılmış olan coşku, kapağı kaldırıp da kutunun içine şöyle bir göz atmasıyla birlikte donuverdi. Hızla ve sertçe kapattı kadın üst parçayı. Sanki, dışarı kaçmaya hazırlanan bir şeyleri yerli yerinde tutma çabası içindeymişçesine sıktı parmakları kutunun çevresini. Bir ân, gözkapaklarını örtüp, yeniden kurdu görüntüyü usunda. Kutuyu bir daha açmaya yeltenemiyordu. Korku dolu gözleri adamınkileri aradı.
...

sayfa 1